Başkan'ın Mesajı

Başkan'ın Mesajı

Yeni Beyoğlu, yeniden Beyoğlu!

Beyoğlu’na İstanbul’un sahnesi diyoruz. Bu cümleyi kurabilmek için tam 7 yıl hayal kurduk, plan geliştirdik, icraat yaptık. Aslında bir cümlemiz daha var. Artık onu da kullanacağız: Beyoğlu İstanbul’un mücevheridir.

Karanlığın kol gezdiği sokaklar, İstiklal’e sırt vermiş metruk yapılar, her türlü yasa dışı işin pervasızca yapıldığı kuytular, ucuz mekan ve ucuz üretimler merkezi… Tanımlamaları çoğaltabiliriz. Gerek yok. Yz yüze geldiğimiz Beyoğlu, yaşamdan çok ölüme yakın, gittikçe kaybolan bir şehirdi. Mevlevihane’den şehrin sokaklarına üflenen maneviyat, Galatasaray’ın etrafına yaydığı irfan ışığı, Okçular Tekkesi’nden fırlayan dinamizm, finans sektörünün ürettiği refah, istiklal Caddesi’nin dingin ritmi… Beyoğlu’nu Beyoğlu yapan her bir değer; maalesef yıpranmış, örselenmiş, şehre küsmüştü,küstürülmüştü.

Sahnenin ışıkları yanmıyordu. Mücevher tozu tutmuştu.

Beyoğlu’nda dönüşüm demek; ekmek kadar, su kadar yaşamsal bir ihtiyaç olarak orta yerde duruyordu. Dönüşüm; daha iyi, daha güzel bir Beyoğlu vaadimizin olmazsa olmazıydı. Ada ada, pafta pafta, parsel parsel Beyoğlu’nu masaya serdik. Nerede ne vardı, niye vardı? Her şeyin hikayesini çıkarttık. Çocukların, gençlerin, yetişkinlerin beklentilerini ve zamanın gereklerini sıraladık. Beyoğlu’nu Yükselten ve aşağıya çeken her ne varsa tespit ettik

Dönüşüm zor. Sancılı. Sabır ve kararlık istiyor. Cesaret gerektiriyor, risk içeriyor. Her şeyi göze aldık. İşe başladığımız ilk ay dönüşüme de başladık. Caddelerin,sokakların canlandırılması, metruk binaların kullanılır hale gelmesi, restorasyon ve renöveler, top yekun dönüştürülmesi gereken alanlar, sektörel çeşitlilik ve zenginliğin artırılması, tarihi ve kültürel mirasın korunması, şehrin gelecek hedefleri… Rotamızı çıkardık. Çalışmaya başladık.

Ufak ya da bütün dönüşüm hamlelerinde, projeden etkilenecek herkesle görüştük. Düşüncelerini aldık. Endişelerini dinledik. Önceleri, dönüşüme karşı beklediğimizden de büyük bir dirençle karşılaştık. Vatandaşlarımızı ikna etmekte çok zorlandık. Dönüşüme bireysel kefalet verdik desem yeridir.

Tamirhaneler, otobüsçüler, minibüsçüler, işgaliyeciler… İstanbul’un sahnesinde açmışlardı. Ne yapmak istediğimizi, nasıl bir dönüşüm peşinde olduğumuzu herkesle ve kendileriyle paylaştık. Ufak ufak dönüşümün etraflarına yaydığı hayat vatandaşlarımızı ikna için büyük katkı sundu. Sağ olsunlar, çabalarımıza katılarak destek verdiler. Galata, Talimhane, Asmalı Mescit, Tophane ve bütün semtlerimizin bir cazibe merkezi olarak ortaya çıkmasında; çabalarımıza destek veren vatandaşlarımızın büyük katkısı var. Binaların renöve ve restorasyon işlemlerini kolaylaştırdık. İmar bilgilerini ulaşılabilir yaptık. Doğru iş yapan her bir vatandaşımızın yanında saf tuttuk. 8 yıl gibi bir sürede 5 bin binanın renövasyonla hayata katılmasını sağladık.

Başarılı her bir dönüşüm, yeni dönüşüm talepleri olarak karşımıza çıktı. Yolumuzu kesip, dönüşüm talep eden vatandaşlarımızın sayısı arttı. Özellikle hanımefendiler. Beyoğlu, dönüşümün yeni bir hayat yeniden hayat demek olduğunu yaşayarak gördü.

Ve maalesef Van depremi yaşandı. Bütün Türkiye, dönüşümün ne denli hayati bir konu olduğunu bir kez daha gördü. Türkiye, dönüşün için adeta Acil Durum ialn etti. Neredeyse her hane, her vatandaşla görüşerek aldığımız 8 yıllık mesafe ile dönüşüm konusunda da Türkiye’deki öncülerden olduk.

Yaygın çalışmalarımızn meyveleri ortadaç Beyoğlu’nda korku dolu sokaklar; cazibe merkezi, metruk binalar; prestijli ofisler, dükkanlar; moda evleri, saqnat galerileri olarak hayata döndü. Turizm, ticaret, eğlence, kültür, sanat, tarih, aktivite… Beyoğlu; kendine yakışır bir dinginliğe kavuştu kavuşuyor. Bu önemli dönemeçte birlikte gösterdiğimiz başarı; Beyoğlu’nun geleceğini geçmişinden daha ışıltılı yapacak kadar büyük.

Emeği olan ve olacak herkesi tebrik ediyor, büyük dönüşümde yanımızda bulunan bütün vatandaşlarımıza minnet ve şükranlarımı sunuyorum.

Ahmet Misbah DEMİRCAN
Beyoğlu Belediye Başkanı